Hürriyet yazarı Hande Fırat, NATO’nun değişen savaş konsepti ve Türkiye’nin bu yeni düzende üstlendiği stratejik rolü mercek altına aldı. Son dönemde sıkça gündeme gelen “Türkiye’ye NATO karargâhı kuruluyor” ve “Karadeniz NATO’ya mı açılıyor?” tartışmalarına açıklık getiren Fırat, asıl meselenin karargâh değil, stratejik dönüşüm olduğuna dikkat çekti.
NATO’nun 2022 yılında ilan ettiği yeni stratejik konseptle birlikte savaş anlayışı köklü bir değişime uğradı. Artık sadece klasik askeri tehditler değil; siber saldırılar, enerji güvenliği, dezenformasyon ve hibrit savaş unsurları da öncelikli riskler arasında yer alıyor. Bu yeni yaklaşım, “kriz anında müdahale” yerine “kriz öncesi hazırlık” ilkesine dayanıyor.
Türkiye İnisiyatifi Eline Aldı
Bu yeni dönemde Türkiye, pasif bir aktör olmak yerine sahada aktif rol üstlenmeyi tercih etti. Ankara’nın “Bu yapıları biz kurarız” yaklaşımıyla hareket ettiği ve NATO’nun kara kuvvetleri koordinasyonunda merkez ülke konumuna yükseldiği belirtiliyor.
Henüz tam statü kazanmamış olsa da oluşturulan çokuluslu kolordu karargâhı çekirdeği, olası bir kriz durumunda NATO kara operasyonlarının Türkiye üzerinden yönetilebileceğini gösteriyor. Bu da Türkiye’nin yalnızca ev sahibi değil, aynı zamanda komuta eden ülke konumuna geldiğini ortaya koyuyor.
Karadeniz’de Anahtar Ülke: Türkiye
Fırat’ın yazısında öne çıkan bir diğer kritik başlık ise Karadeniz oldu. Karadeniz Birleşik Görev Kuvveti’nin (CTF-Black) komuta ve ev sahipliğinin 2028 yılına kadar Türkiye’de olacağı ifade ediliyor. Bu gelişme, bölgedeki askeri planlamanın merkezinde Ankara’nın yer alacağını açıkça ortaya koyuyor.
Montrö İçin Kırmızı Çizgiler Net
Türkiye’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi konusundaki tavrının da net olduğu vurgulanıyor. Güvenlik kaynaklarına göre Ankara’nın üç temel kırmızı çizgisi bulunuyor:
Karadeniz’de bölgesel denge ve kıyıdaş ülkelerin önceliği
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne tam bağlılık
Kıyıdaş olmayan ülkelerin sınırlı askeri varlığı
Bu çerçevede Karadeniz’in tamamen NATO kontrolüne açılması söz konusu değil. Ancak NATO’nun bölgedeki planlarının Türkiye üzerinden yürütülmesi, Ankara’nın stratejik önemini daha da artırıyor.

