Michael Kuyucu Yazdı: Radyoların Yaz Karnesi!

Bu yaz radyolar adına önceki yazlardan daha durgun geçti diyebilirim, yine aynı radyo patronları yatırımlar yaptı, yine aynı radyolar yükseldi ,yine aynı radyolar heyecan yarattı.

Bir yaz daha bitti, bu yaz çok sıcak oldu, herkesi rehavete düşürdü, Bursaspor’un şampiyonluğu, Dünya kupası maçları , Ramazan derken yazı da tamamladık. Bu yaz radyolar adına önceki yazlardan daha durgun geçti diyebilirim, yine aynı radyo patronları yatırımlar yaptı, yine aynı radyolar yükseldi ,yine aynı radyolar heyecan yarattı.

İpsos KMG’nin Haziran- Temmuz ve Ağustos dönemi verilerini kapsayan 2010/8 Dönemi raporlamaları geçtiğimiz günlerde geldi.Bu raporlamada gördük ki bu yaz radyoların çoğu yazı tembel geçirmiş.Bu yaz radyoların büyük bir bölümü ciddi anlamda dinleyici kaybı yaşamış. Adam akıllı dinleyici kazanan tek grup Power Grubu’nun Power Türk’ü olmuş ki zaten işini de adam gibi yapan grupların başında onlar geliyor. Bütün yaz boyunca girilmedik etkinlik bırakmayan, yayın estetiğinden , pazarlama faaliyetlerinden , kalitesinden ve en önemlisi marka gücünden taviz vermeyen Power Türk 22.000 kişi daha kazandı ve en yakın rakibi Süper Fm’le olan farkını 607.000 kişiye çıkarttı.

Diğer radyolara baktığımızda da radyoların bu yaz ciddi bir dinleyici kaybına uğradığını görüyoruz, hemen hemen her radyo üç aşağı beş yukarı dinleyici kaybetti. Dinleyici kaybetmeyen radyolar Power Türk – Radyo D ve Radyo Klas oldu. Radyo D 61.000 kişi kazanırken, Radyo Klas 42.000 kişi kazandı.Bunlara bir de 2 bin kişi kazanan Pal Fm’i de ekleyebiliriz.

Kaybeden radyolar arasında :
Slow Türk : 35.000 Kişi kaybetti,
TRT Fm : 15 Kişi kaybetti,
Alem Fm : 47.000 Kişi kaybetti.
Best Fm . 58.000 Kişi kaybetti,
Radyo Viva : 17.000 Kişi kaybetti,
Radyo Turkuvaz: 40.000 Kişi kaybetti,
Show Radyo : 30.000 Kişi kaybetti,
Radyo Tatlıses : 106.000 Kişi kaybetti,
Radyo Moda : 11 bin Kişi kaybetti,

Yabancı müzik yayını yapan radyolarda da durum pek farklı olmadı. 2009 ve 2010 yılının flash radyosu Virgin, adım adım yükselişine devam etti ve dinleyici sayısını 28 bin arttırarak Joy Fm’i geçmeyi başardı. Virgin böyle giderse bu kış Radyo Mydonose’u , 2011 yılının sonbaharında da Number One Fm’i yakalar, hatta geçebilir bile…

Power Fm ve Fenomen’in ilk sırayı adeta tekeline aldığı yabancı radyolarda Metro Fm üç numaraya , Number One Fm’de dört numaraya demir atmış durumda. Bana sorarsanız zaten bu sonuç normal bir sonuç, yaz döneminde bende web sitemden bir ay süren bir anket yaptım ve ortaya aynı sonuç çıktı, kaldı ki bu sıralamayı bilmek için kahin filan olmaya gerek yok.
Bu yaz sonunda RİAK’ın gerçekleştirdiği radyo ölçümleme ihalesini bir kez daha İpsos KMG kazandı, önümüzdeki yıllarda İpsos Kmg radyo ölçümlemesine devam edecek. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki , radyolar en az üç , dört yıl daha İpsos KMG’nin ölçümlenme raporları ile hayatlarına devam edecek

Bu yaz Spectrum Medya grubu büyük yatırımlarına devam etti, Özgür Aras gibi önemli bir profesyoneli yapılarına kattılar,ve etkinlik konusunda da iddialı olduklarını kanıtladılar. Geçenlerde 2009 ve 2010 yılını içeren bir radyo faaliyet analizi yaptık, o araştırmayı yaparken bir kez daha gördük ki Türkiye’de Power Grubu’ndan sonra en büyük yatırımları yapan grup Spectrum Grubu olmuş. Marka çalışmasından, teknik yatırıma , pazarlama ve tanıtımdan tutunda aklınıza gelebilecek her şeye kadar takır takır yatırım yapmış adamlar.En son bu yaz taksilere Süper Fm markasını giydirmişler,geçenlerde bir radyocu arkadaşımla beraber dolaşırken gördük, ‘helal olsun’ dedik .

Pal Medya grubu da bu yaz devasal yatırımlarına devam etti, Arena konserlerini almak öyle herkesin yapabileceği bir şey değildi, minibüslerde Yavuz’un Minibüs’ünun reklamları olsun, taksi reklamları olsun oldukça sağlam yatırımlardı.Üstelik bu taksi reklamlarını sadece İstanbul’da değil başta İzmir olmak üzere farklı illerde de yaptılar.

Bu günlerde dikkatimi çeken bir diğer şeyde Saran Grubu’nun Radyo Spor radyosu oldu, bu radyo 2010 yılının ilk 9 ayında yazılı basında 900’ün üstünde kez haber olmayı başarmış.Bu rekor bir P.R. başarısı. Spor adına her türlü açıklama bu radyodan yapılmış, arada bir iddia oynarken ne yalan söyleyeyim bende açıp özellikle iddia programlarını takip ediyorum, ama daha Saran’ın radyosu bana para kazandıramadı, şu iddia yorumcuları acaba kendileri de oynuyor mu yoksa sallıyor mu oda benim merak ettiğim bir diğer konu.

Geçen gün arabamda arkadaşlarla birlikte Kanaltürk radyoyu açtık, Şafak Karaman’ın devraldığı radyo pop müzik yayınına başlamış. Bir şey dikkatimi çekti , yaklaşık 15 km yol aldım, radyo sürekli açıktı, bir tane bile “cızırtı” duymadım. Bu nasıl bir teknolojik yatırımdır inanamadım, sanki arabada Kanaltürk Radyo değil de cd çalıyordu. Bu kadar net yayın yapmayı başaran bu radyoyu tebrik etmek lazım, muhteşem bir ses kalitesi ve cd gibi yayın ! cd atlar , takılır ama bu yayına bir şey olmaz. Kanaltürk Radyo’nun alt yapısının uzun zamandır Ender Uslu tarafından büyük özverilerle yapılandırıldığını biliyorum, şu an grubun medya danışmanlığına geçen Ender Uslu’yu hem bu üst düzey yönetim görevinin hayırlı olmasını diliyor hem de Kanaltürk Radyo’ya sağladığı bu muhteşem teknik alt yapı için ‘helal olsun’ diyorum. Bence Kanaltürk Grubu bir yerel radyo satın alıp “Türk sanat müziği” yayınını o frekanstan yapabilir, yapmalıdır da.

Yabancı radyolarda Virgin her geçen gün ağırlığını hissettirmeye devam ediyor, formatın babası Fenomen’a lafım bile yok, kiminle konuşsam , hangi dükkana girsem karşıma bu radyo giriyor. Arabama giren her yabancı müzik fanının ısrarla bana Fenomen’i açtırmasına artık alıştım.Bu radyo her şeyi ile dört dörtlük bir radyo.

Doğan Grubu radyoları da grubun maliye ile olan problemlerini hallettikçe yükselişe geçmeye başladı, bunun ilk patlamasını bu yaz Radyo D yaptı. Radyo D , Uğur Dündar ve Hakan Gündüz’ün yanlarına Hande Yener’i de katarak sosyal sorumluluk projesi olsun Rock Tatili Olympos Mini Fest , Alanya Cazz Günleri ve benzeri projeleri olsun kendisini farklılaştırmayı başardı ve ilk patlamasını yaptı. Benzer bir patlama da Slow Türk’te yaşanacaktır. 2011 Yılında Slow Türk ile Süper Fm’in arasındaki farkın kapanacağını ve bu rekabette rollerin değişeceğini söyleyebiliriz.
Bu yaz adam gibi çalışan radyo sayısı az oldu, her şeyi dört dörtlük yapan grup nerdeyse yok gibi, biri birini yapıyor, öbürü öbüründen kaybediyor.Biri iyi pazarlama yapıyor ama yayınları kötü, diğeri iyi yayın yapıyor ama gerisini parasızlıktan yapamıyor. İş böyle olunca da başarının gelmesi için gereken faktörlerin tamamını hiçbir grup sağlayamıyor.Bunun sonuçlarını da zaten her ay İpsos Kmg verilerinde görüyoruz.

2011 yılına girerken fazla bir değişim olur mu ? 

Benim kişisel yorumum radyo mecrasının ekonomik anlamda küçülmeye devam edeceği, ve radyo sektörünün her geçen gün karlılığı az olan bir sektör olmaya devam edeceği yönünde. Yani bu sektörden büyük paralar kazanmak artık hayal olacak, nasıl ki sanatçılar artık kartvizit olarak ‘benim albümüm var’ diyor ve bu albümü kullanıyor , extralar başta olmak üzere başka işlerden para kazanıyorsa , radyo patronları ve çalışanları da artık radyolarını birer kartvizit olarak kullanacaklar. Yani arkadaşlar uzun lafın kısası bu işte artık para mara kalmadı . Ben dinleyicilerimle birlikte kupon yapıp parayı öyle bulmanın planlarının yapıyorum, iddia kuponlarını doldurmaya başladık bile : ) Parayı bulursak fifti fifti yiyeceğiz.

Michael Kuyucu

Bu Haberi Paylaş