Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, yıllardır kamuoyunun gündeminde olan Gülistan Doku dosyasındaki en kritik gelişmeyi açıkladı. Doku’nun telefon hattının Ankara’da sinyal vermesiyle soruşturmanın “intihar” ihtimalinden “cinayet” şüphesine evrildiği belirtildi.
Göreve geldikten sonra dosyayı yeniden ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından özel bir ekip kuruldu. Ekip, Gülistan Doku’nun kaybolduğu döneme ait yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü ve teknik verileri detaylı şekilde inceledi.
700 Saatlik Görüntü ve Yeni Deliller
Soruşturma kapsamında, 67’si ana arter olmak üzere toplam 70 KGYS kamerasına ait görüntüler ile yaklaşık 700 saatlik kayıt dosyaya eklendi. Bu görüntüler sayesinde Doku’nun kaybolmadan önceki hareketleri adım adım takip edildi.
Ayrıca HTS ve PTS kayıtlarıyla birlikte yeni şüpheliler dosyaya dahil edildi. Yapılan kapsamlı analizler sonucunda soruşturma derinleştirilerek operasyon sürecine geçildi.
Dosya “Cinayet” Soruşturmasına Dönüştü
Toplanan teknik veriler ve yeni bulgular doğrultusunda dosya artık “cinayet” şüphesiyle yürütülüyor. 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı.
Firari şüpheli Umut Altaş hakkında ise kırmızı bülten çıkarıldı.
12 Şüpheli Tutuklandı
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 12’si tutuklandı.
Tutuklananlar arasında:
Doku ile son temas kurduğu belirlenen kişiler
Aile bireyleri
Kamu görevlileri
Delil karartma şüphesi bulunan isimler
yer aldı.
Şüpheliler hakkında “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme”, “resmi belgeyi gizleme” ve “bilişim suçları” gibi ağır suçlamalar yöneltildi.
Kritik Kırılma: Ankara Sinyali
Başsavcı Ebru Cansu, soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli unsurun teknik veri olduğunu vurguladı:
“Gülistan Doku’nun telefon hattının Ankara’da bir ilçede sinyal verdiğini tespit ettik. Bu veri, sim kart üzerinde yapılan müdahaleleri ve bağlantılı kişi ağını ortaya çıkardı. Dosyanın yönü bu noktada tamamen değişti.”
“Hukuk Önünde Herkes Eşit”
Soruşturmanın üst düzey isimlere uzanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Cansu, sürecin tamamen deliller üzerinden ilerlediğini belirtti:
“Yargı, dosyanın kapağındaki isme göre hareket etmez. Hukuk önünde herkes eşittir.”

